Sakarya'da yaşayan Yakup Seyisoğlu, hobi olarak ilgilenmeye başladığı alçı rölyef sanatını zamanla meslek haline getirdi. Seyisoğlu, elleriyle biçim verdiği tabloları, modellerini ve harcadığı işçiliği dikkate alarak belirlediği fiyatlarla alıcılarına sunuyor. Çocukluk yıllarından bu yana sanata merak besleyen Yakup Seyisoğlu, Sapanca'daki bir villa inşaatında çatı tamirciliği yaparken alçıdan hazırladığı tavus kuşu figürüyle farklı bir çalışma alanına adım attı.
Bu eserinin ilgi görmesi üzerine hobisini meslek edinen Seyisoğlu, ilerleyen süreçte ev duvarları için yaptığı dekoratif uygulamalar ve rölyef tablolar sayesinde siparişler almaya başladı. Yüzü aşkın esere imza atan Seyisoğlu, çalışmalarını internet üzerinden olduğu gibi müşterilerinin evlerinde ve iş yerlerinde de hazırlıyor.
Seyisoğlu, ortaya çıkardığı tabloları modeline ve işçiliğine göre fiyatlandırıp satışa çıkarıyor. "Sıva üzerine görseller hazırlayarak bu uğraşı mesleğim haline getirdim" Sapanca'da bir villanın inşaatı sırasında karşılaştığı bir kadının, hobisini işe dönüştürmesine vesile olduğunu anlatan Seyisoğlu, "Bu uğraş benim için önemli ölçüde gelir kaynağı oldu.
Başlangıçta bunu hobi niyetiyle yapıyordum. Tablolarla sınırlı kalmayıp evlerin iç kısımlarına taş desenleri, sıva üzerine de görseller hazırlayarak bu uğraşı mesleğim haline getirdim. Bundan para da elde ettim.
İnternet üzerinden çalıştığım gibi kimi zaman da giderek yerinde uygulama yapıyorum. Çalışmayı yerinde gerçekleştirmek benim açımdan daha iyi. Bir şeyler üretirken insanların beni seyretmesi bu işin en güzel yanı" ifadelerini kullandı.
"El işçiliğine karşı hastalık derecesinde bir tutkum var" Bu meslekle Çinliler ve Japonlar aracılığıyla tanıştığını söyleyen Seyisoğlu, "Bu işle uğraşanların sayısı oldukça az; uğraşanların bir bölümü de altına resim çizerek veya kalıp yerleştirerek çalışıyor. Ben resim de çizmem, kalıp da kullanmam; el işçiliğine karşı hastalık derecesinde bir tutkum var.
Bu mesleği icra edenlere daha ziyade Rusya'da rastlanıyor. Türkiye'de yapan kişi sayısı çok sınırlı, ben ise 7 yıldır ticari olarak bu işi sürdürüyorum. Geçmişi çok eskiye uzanan bir meslek ancak günümüzde her şey kolaylaştığından bu yöntemle çalışan pek az kişi kaldı.
Gözlerimde ağrı oluyor fakat bu iş emek istiyor. Dışarıdan bakınca bir elmanın kabartması son derece kolaymış gibi görünüyor, oysa ben en küçük ayrıntısına varıncaya kadar üzerinde çalışırım. Fiyatlar da seçilen modele ve işçiliğe bağlı olarak farklılaşıyor. Bir ayda 2-3 adedi aşan sipariş kabul etmem" şeklinde konuştu.


