(İSTANBUL) - YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Osman Kavala'yı ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, hakkındaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına rağmen Kavala'nın 9 yıldır cezaevinde tutulduğunu belirtti. Tanrıkulu, "Osman Kavala'nın özgürlüğünün önündeki engel hukuki değil, siyasidir. Mesele bu kadar açık, şeffaf ve berraktır" dedi.
YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Gezi Parkı davasında hüküm giyen Osman Kavala'yı, cezaevindeki 9. yılında Silivri'de bulunan Marmara Kapalı Cezaevi'nde ziyaret etti.
Tanrıkulu, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada yargılama sürecinin son derece karmaşık olduğunu ifade etti. Kavala'nın cezaevinde tutulmasının istendiğini savunan Tanrıkulu, bu nedenle herhangi bir yargılama ve hukuk kuralına uyulmadığını öne sürdü.
AİHM'in toplam 3 kez hak ihlali kararı almasına rağmen Kavala'nın tahliye edilmediğini söyleyen Tanrıkulu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakın, bu konu bir mahkemenin takdir hakkıyla ilgili değildir. Mahkemenin bu noktada herhangi bir takdir yetkisi bulunmuyor. Anayasa'nın 90.
maddesi ile Ceza Muhakemesi Kanunu bu konuda emredici hükümler taşıyor. Bu kararların uygulanması ve yeniden yargılama yapılması gerekiyor. Fakat bunlar yerine getirilmedi."
3 AYRI AİHM KARARINA RAĞMEN ÖZGÜRLÜĞÜNDEN YOKSUN
"Sonuç itibarıyla Osman Kavala, AİHM kararlarına rağmen tamamen hukuka aykırı şekilde dokuz yıldır özgürlüğünden mahrum bırakılıyor. Üç ayrı AİHM kararına karşın halen cezaevinde tutuluyor. Cezaevine girdiğinde 60 yaşındaydı, bugün 70 yaşında.
Peki, tüm dünyanın, Avrupa'nın ve yurttaşlarımızın yakından izlediği bu dosya üzerinden Türkiye'de hukuk, yargı ve adaletin bulunduğunu nasıl söyleyeceğiz?
Sorun zaten tam olarak burada. Türkiye'de hukukun ve adaletin geldiği nokta ortada. Buna rağmen yargı, anayasal yükümlülüklere ve hukuka karşın Osman Kavala dosyasındaki bu tutumunu devam ettiriyor.
Çünkü Osman Kavala'yı tutuklayan irade yargı değil, siyasi mekanizmalardı. Bugün de aynı siyasi mekanizmalar iş başında. Osman Kavala'nın özgürlüğünün önündeki engel hukuki değil, siyasidir. Mesele bu kadar açık, şeffaf ve berraktır."
