Türkiye, uzay teknolojileri alanındaki kapasitesini artırma hedefleri çerçevesinde, gelecek yıl Uzay Havası Uygulama Merkezinin (UHUM) kurulması için gereken ön hazırlıklara başlamayı ve ilk uzay aracını Ay'a yollamayı hedefliyor. AA muhabirinin 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'ndan derlediği bilgilere göre, "Milli Uzay Programı" çerçevesinde, özellikle Ay Araştırma Projesi ve Yerli Uydu Geliştirme projelerinde yeni çalışmalar hayata geçirilecek.
Uzay havasında yaşanan değişikliklerin etkilerinin takip edilmesi ve modellenmesi amacıyla UHUM'un kuruluşuna ilişkin hazırlıklara başlanacak. Milli Uzay Programı'nın yetkinlikleri geliştirme hedefi doğrultusunda planlanan UHUM aracılığıyla, uzay havasındaki değişimlerin yol açtığı etkilerin gözlenmesi ve modellenmesi hedefleniyor.
Merkeze ilişkin daha önce duyurulan hedefler, üniversiteler ile araştırma kuruluşlarında yürütülen çalışmaların desteklenmesini, birbiriyle bütünleştirilmesini ve uluslararası işbirliklerinin sürdürülmesini içeriyor. Uzay havasında ortaya çıkan değişiklikler, uyduların kullanım süresinin yanı sıra haberleşme ve seyrüsefer hizmetleri üzerinde de etkili olabiliyor.
Güneş fırtınalarının yeryüzündeki elektrik iletim sistemleri ile haberleşmede kesintiler oluşturabilmesi nedeniyle, söz konusu koşulların kesintisiz takip edilmesi ve öngörülmesi önem arz ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının sorumluluğu altında, Türkiye Uzay Ajansı, TÜBİTAK ve üniversitelerin ortaklaşa yürüteceği çalışmalar sayesinde uzay teknolojileri altyapısı da güçlendirilecek.
Uzay havasında yaşanan değişiklikleri izlemenin önemi Uzay fiziğinin alt dalları arasında yer alan uzay havası, Güneş Sistemi'ndeki koşulların değişimini konu ediniyor. Bu ortamda yaşanan fiziksel olaylar, özellikle uyduların kullanım süresini ve uydular üzerinden sağlanan haberleşme ile seyrüsefer hizmetlerini etkileyip aksamalara ya da kesintilere neden olabiliyor.
Güneş fırtınaları, yeryüzünde bulunan elektrik iletim sistemlerini çalışamaz hale getirerek geniş alanlarda uzun süren elektrik kesintilerine yol açabiliyor. Haberleşmenin, jeofizik ölçümlerin ve iklimin de etkilenebildiği bu olaylar nedeniyle uzay havasının sürekli gözlenmesi, tahminlerinin yapılması ve fiziksel süreçlerinin daha iyi kavranması gerekiyor.
Bazı ülkeler ile uluslararası kuruluşlar, bu konuda merkezler oluşturup projeler hazırlayarak uzay havasına yönelik hizmet veriyor. Türkiye'de ise uzay havası, uzay bilimi ve astrofizik alanındaki çalışmaların eşgüdümünün sağlanması, temel hizmetlerin verilmesi ve uluslararası işbirliklerinin yürütülmesi bakımından gerekli yapının UHUM aracılığıyla kurulması hedefleniyor.
Merkez çatısı altında yürütülecek çalışmaların, üniversite ve araştırma kuruluşlarının uzay havası alanındaki faaliyetlerini desteklemesi ve uzayda yapılacak deneylere yönelik projeler geliştirmesi planlanıyor. Ay görevi ile İMECE uyduları için yeni aşamalar Ay Araştırma Programı'nın başlangıç aşamasını oluşturan AYAP-1 çerçevesinde geliştirilen uzay aracının 2027 yılında fırlatılması hedefleniyor.
Proje çerçevesinde kritik uzay teknolojilerinin doğrulama, entegrasyon ve test çalışmaları devam ediyor. Yüksek Çözünürlüklü Takım Uydu Geliştirilmesi Projesi çerçevesinde de İMECE-2'nin (Türkiye'nin
TÜBİTAK UZAY
tarafından geliştirilen ilk yerli ve milli metrealtı çözünürlüklü yer gözlem uydusu) entegrasyonu, çevresel testleri ve fırlatmaya yönelik hazırlıkları gelecek yıl bitirilecek. Ayrıca İMECE-3 için sistem entegrasyonu çalışmaları yapılacak. Bunun yanında, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsünde bulunan yer istasyonu ve elektrikli itki altyapılarını geliştirme çalışmaları sürdürülecek.



